Sanat Cephesi
E-posta Listesi

Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.




Sanat Cephesi Çağrısı
Sanat Cephesi Çağrısı


İsmail Hardal
Işık İnsanları
İsmail Hardal
Yüreğimdeki Desteler
Rabia Semra Yücel
Yüreğimdeki Desteler
Emeğin Ressamı
Avni Memedoğlu
Avni Memedoğlu
Yalancı Baharın Çiçekleri
Yalancı Baharın Çiçekleri
Sharbat Gula
Sharbat Gula
Karmat ile Arbatan
Karmat ile Arbatan
Sanat Estetik Politika Kültür-Sanat Konferansı Tebliğleri
Sanat Estetik Politika Kültür-Sanat Konferansi Tebligleri
'Benim Üniversitelerim' Üzerine
Turgay Ulu

Maksim Gorki’nin bu romanı, kendi yaşamından bir kesiti anlatıyor. Gorki, bir arkadaşının ısrarı üzerine Kazan kentine gidiyor. Burada bir öğrenci evi vardır. Gorki buradaki yaşamı gözlemlemektedir. Bir yandan da fırıncıda bir iş bulmuştur. Gorki okul yüzü görmemiştir. Bundan kaynaklı olarak, öğrencilerin yaşamına imrenerek bakmaktadır. Gorki, yaşam karşısında kendisini daima eksik hissetmektedir. Fakat müthiş bir okuma alışkanlığı vardır kendisinde. Zaman zaman bu alışkanlığından kaynaklı olarak fırıncı ustasından azar işitmektedir.

Gorki, iş bulduğu fırında hem çalışıyor hem de orada yatıp kalkıyor. Yakınlarında bulunan öğrenci evindeki yaşamla Gorki’nin belli bir etkilenimi vardır. Gorki, bu öğrenciler sayesinde siyasal bilinç edinmektedir. Yavaş yavaş ta politik faaliyetler içinde kendiliğinden küçük işler yapmaktadır. Fırının yakınlarında bir yerde bir polis yaşamaktadır. Polis, Gorki ile bir şekilde ilişki kurmuştur. Gorki durumun farkındadır. Aynı zamanda arkadaşları tarafından, durumu idare etmesi için uyarılmıştır. Eğer polisten uzak durursa, fırındaki ilişkilerin şüphe çekebileceği düşünülmektedir. Gorki, polisin evine gidip gelirken, aynı zamanda onun yaşamıyla ilgili çeşitli gözlemlerde bulunmaktadır. Polis, eşiyle çeşitli problemler yaşamaktadır. Polisin eşi, eve gidip gelen Gorki’yle ilgilenmektedir. Ona çeşitli kurlar yapmaktadır. Aynı zamanda polisin Gorki’den politik faaliyetlerle ilgili bilgi sızdırmak istediğini söylemektedir. Gorki, polisle normal bir mahalleli gibi ilişki sürdürerek onun şüphelerini boşa çıkartmıştır.

Gorki, Kazan kentindeki bu fırın, öğrenciler, mahalle sakinleri ve fırında çalışanlar arasında gözlemler yapmaktadır. Mahallede bulunan genelevi Gorki “avuntu evi” olarak tanımlamaktadır. Gorki’nin buradaki kadın erkek ilişkilerine bir türlü aklı ermemektedir. Hem genelevle olan ilişkiler, hem de fırıncı ustasının bir kadınla yaşadığı ilişkiyi Gorki kafasındaki aşk ilişkisi ile bağdaştıramamaktadır. Goki’nin hiç kız arkadaşı olmamıştır. Kendi tipinin çirkin olduğunu ve hiçbir yeteneğe sahip olmadığını düşünmektedir. Bu nedenden dolayı Gorki kalbine bir kurşun sıkarak intihar girişiminde bile bulunmuştur. Ancak, kurşun kalbine isabet etmemiş ciğerinde bir delik açmıştır. Bu vaka Gorki’de bir travma yaratmıştır.

Arkadaşları Gorki’yi geneleve götürmek istemişlerse de Gorki buna yanaşmamıştır. Bunu uygun bir davranış olarak değerlendirmemiştir. Gorki, çekinik ve noksanlıklarla dolu bir yaşam sürdüğü için karşı cinsle normal bir ilişki kuramamıştır. Yaşamı boyunca bunun eksikliğini ve ezikliğini hissetmiştir.

Gorki bu eserinde birçok felsefî görüşü de tartışmıştır. Örneğin bölüm aralarında Nietzsche'nin görüşleri hakkında bir yorumlamada bulunmuştur. Nietzsche'nin güçlü, sağlıklı ve üst sınıflardan olanlara yaşam hakkı tanıyıp; yoksul, zayıf ve hasta olanlara ise yaşam hakkı tanımayan görüşlerini romanın içinde vermiştir. Yoksul halkın yaşamını gözlemledikçe bazı durumlarda, “acaba Nietzsche haklımıydı” diye de kendisine sorduğu olmuştur.

Gorki okul okuma fırsatı edinememiştir. Ancak, yaşamın zorluklarını çok iyi gözlemlemiş ve yaşamın ortasında bir var oluş gerçekleştirdiği için, yaşam onun için doğal bir eğitim süreci olmuştur. Okumaya olan tutkunluğu da bu özelliğine eklenince, Gorki, önemli bir yazar olup çıkmıştır.

Yaşamını kazanmak için birçok iş yapmıştır Gorki. Bu romanın içindeki anlatımlarında söylediği üzere, çalıştığı çeşitli işler ve yaşadığı değişik ortamlarla ilgili olarak gerçekleştirdiği gözlemleri sonucunda, bu yaşamları irdeleyen roman ve öyküler yazmıştır. Başka birkaç eseri bu farklı yaşam koşullarıyla ilgilidir.

Bu romanda anlatılan dönemde Gorki Bolşeviklerle belli bir ilişki içindedir, ancak daha tam bir bilinçlenme süreci yaşamamıştır. Daha çok ilgi ve heves düzeyindedir ilişkisi. Öğrenci evlerinde gerçekleşen toplantılarda, birçok düşünce akımı tartışılmaktadır. Mesela Tolstoycular var. Tolstoycular bir çeşit natüralizmi savunmaktadırlar. Tolstoycular şiddete karşıdırlar. Yaşamdaki sorunların ve çelişkilerin insan sevgisi ve hümanizmle çözülebileceğine inanmaktadırlar.

Gorki bu eserinde, toplumsal yapı, psikolojik durum ve politik durum gibi birçok etkeni bir arada çözümlemiştir. Kendisi üzerinden işsizlik, okuyamamış olmak gibi durumların yarattığı noksanlık psikolojisini çözümlemiştir. Fırın ustası karakteri üzerinden ve diğer karakterler üzerinden kadın erkek ilişkilerinin ne durumda olduğu ve kendi kafasında hayal ettiği kadın erkek ilişkisinin ne olduğunu vurgulamıştır.

Gorki’nin gençlik döneminin anlatıldığı bu romandan anlaşıldığına göre, söz konusu dönemin Rusya’sında muazzam bir politik atmosfer ve fikir tartışmaları yürütülüyor. Dünyada var olan felsefî akımlar, edebiyat akımları gençlik içinde hararetli bir şekilde tartışılmaktadır. Bu tartışmalardan Rusya’daki Bolşevik hareketin hangi zeminler üzerinden gelişmiş olduğunu anlamak imkân dâhilindedir.

Maksim Gorki’nin ismindeki “Gorki” kendi ismi değildir. Takma bir isimdir. “Gorki” Rusçada “acı” anlamına geliyor. Maksim Gorki’de yaşamında çok acılar çektiği için, çileli bir hayat sürdüğü için kendisine böylesine anlamı olan bir takma isim yakışmıştır.

Belki de Maksim Goki’yi böylesine güçlü bir yazar haline getiren şey, yaşamında çektiği bu zorluklardır. Yaşamda karşılaştığı zorluklar ve yoksunluklar Gorki’de güçlü bir direnç ve azim damarının gelişmesine yol açmıştır.

Gorki’nin ortaya serdiği dönemin Rusya koşullarında felsefî tartışmalar salt aydınlar ve öğrenciler arasında olmuyor. İşçiler ve halkın değişik katmanları arasında da şu ya da bu düzeyde bir politik atmosfer hüküm sürmektedir. Tabii ki bu durum, polisin de halkın içinde çok sıkı çalışmasını beraberinde getirmiştir. Politik faaliyetler üzerinde sıkı bir takibat vardır. Yürütülen gizli örgütlenmeler ve gizli faaliyetlerdeki gizemlilik Gorki’nin üzerinde romantik bir etki yaratmıştır. Küçük gizli haberleşmelerde Gorki’ye de görev verilmesi onu heyecanlandırmıştır.

“Benim Üniversitelerim” isminin neden tercih edildiğini, kitabı okudukça anlayabiliyor okuyucu. Gorki, yaşadığı her ortamı, çalıştığı birbirinden farklı çok sayıda iş ortamını bir okul olarak değerlendirmiştir. Hem yapılan işi, çevreyi gözlemlemiş öğrenmiş. Hem de tanıdığı tek tek kişilerin hayat hikâyelerini gözlemleyerek onlardan kendisine dersler çıkartmıştır. Yaşam bu şekilde devam edip ilerledikçe Gorki de hep yeni şeyler öğrenmiş oluyor. Tabii ki Gorki, yalnızca pratik hayattan öğrendikleriyle yetinmiyor. Eğer öğrenme süreci salt pratik yaşamı gözlemekle sınırlı olsaydı, o zaman eğitim ayağının bir yanı daima zayıf kalacaktı. Pratik hayatı gözlemlemenin yanında Gorki aynı zamanda tutkulu bir okuma alışkanlığına da sahiptir. Bu sayede başka ülkelerdeki yazarlarla ve başka coğrafyalardaki yaşamlarla ilgili de bilgi sahibi olmaktadır.

Gorki yaşayıp gördüğü, çalıştığı bu ortamları kendisinin yetiştiği üniversite olarak görmüştür. Bu nedenden dolayı da buralara “Benim Üniversiteleri m” demiştir.

 

26 Aralık 2009

2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi-Kandıra-Kocaeli

Sanat Cephesi Sosyalist Gerçekçi Sanat Dergisi

2006 - 2018

Map