Sanat Cephesi
E-posta Listesi

Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.




Sanat Cephesi Çağrısı
Sanat Cephesi Çağrısı


İsmail Hardal
Işık İnsanları
İsmail Hardal
Yüreğimdeki Desteler
Rabia Semra Yücel
Yüreğimdeki Desteler
Emeğin Ressamı
Avni Memedoğlu
Avni Memedoğlu
Yalancı Baharın Çiçekleri
Yalancı Baharın Çiçekleri
Sharbat Gula
Sharbat Gula
Karmat ile Arbatan
Karmat ile Arbatan
Sanat Estetik Politika Kültür-Sanat Konferansı Tebliğleri
Sanat Estetik Politika Kültür-Sanat Konferansi Tebligleri
Munzur Baba Efsanesi Filmi Üzerine
Sanat Cephesi

Kızılbaş-Dersim’in yetiştirdiği aydınların kolektif çabalarla hazırladığı Munzur Baba Efsanesi filminin 26 Kasım 2009 tarihinde, Taksim-HILL Otel sinema salonunda düzenlenen ve davetli olduğumuz Gala’sına, Sanat Cephesi İstanbul çalışanları olarak katıldık.

Munzur Baba Efsanesi filmi Dersim halkının kolektif emeğinin ürünüdür. Dersimliler lekesiz amatörlükleriyle bu filmde rol almıştır. Profesyonel bilinç, beceri ve yetenek ölçüsünü bu çabalarda aramak doğru olmayacaktır.

Gelecekte lekesiz ve temiz amatör duygu ve düşünceler profesyonel yeteneklerle buluştuğunda daha önemli eserlerin üretileceği açıktır.

Kızılbaş-Dersim coğrafyası, tarihi, dili, kültürü, ilerici gelenekleri, müziği, masalları, efsaneleri, mitolojisi ile çok değerli bir ham malzemeyi, daha tam olarak söylenecekse, hazineyi bağrında taşımaktadır.

Bu ham malzemeler tutarlı bir tarih ve sınıf bilinciyle harmanlanıp yeni bir kalıba dökülmeyi beklemektedir.

Tüm eksikliklerine rağmen Munzur Baba Efsanesi filminde de görüldüğü gibi Kızılbaş-Dersim’in bağrındaki ham malzemeler ilerici, iyimser ve dinamik bir yorumla incelenmelidir. Yalnızca film çalışmalarında değil, resim, müzik, folklor, halkbilimi, tiyatro ve inceleme-araştırmalarımızda da Kızılbaş-Dersim hakkındaki olay, sosyal olgu, süreç ve binlerce veri nesnel gerçekliği içinde incelenmelidir. İncelenmektedir.

Özellikle kültür ve mitolojiler bahsinde, yaşadığımız topraklarda, yani Yukarı Mezopotamya, Dersim, Kafkasya halklarının mitolojileri Batılı Yunan mitolojisinden ve kaynaklarından asla geride değildir, hatta daha da ileridedir, diyebilmeliyiz.

Kızılbaş-Dersim halkının beş bin yıllık mitolojisi, masalları ve efsaneleri, tutarlı bir tarih ve sınıf bilinciyle, yani ilerici, iyimser ve dinamik yorumlarla yeniden üretildiğinde ortaya sanat ve estetik düzeyi yüksek eserler çıkacaktır.

Bu görevi yerine getirecek kadroları hayat ve mücadele üretmiştir. Fakat bu kadrolar henüz kolektif çabalarla bir araya gelememiş / getirilememiştir.

Dürüstçe itiraf etmeliyiz: Kolektif aklı, bilinci ve eylemi gerçekleştiremeyen örgütlenmeler Dersim halkının ne nabzını tutabilmiştir, ne de politika, sanat, estetik bütünlüğünü gerçekleştirebilmiştir.

Filmdeki doğa görüntüleri çarpıcı güzelliklere sahiptir. Söylenen türküler çok güzel ve değerlidir. Felsefî-Batıni derin anlamlı sözler ve ezgilerle dolu bu türküler Kızılbaş geleneğinin zenginliğini yansıtmaktadır. Filmde rol alan yöre halkı oldukça başarılı bir profil sergilemiştir. Mahalli giysiler, ev, ahır, kom vb. mekanlar iyi seçilmiştir.

Film; Kızılbaş-Dersim halkının konuşma dili olan Dersimce, Dımılice yerine (bu süreçte) Türkçeyi tercih etmiştir. Bu eksiklik ilerde giderilmelidir.

Filmdeki mitolojik öyküler beş bin yıllık tarihten günümüze sözlü tarih gelenekleriyle taşınmıştır. Bu süreçte çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere, devletin oluşumundan, köleci, feodal üretim ilişkilerinden günümüzdeki kapitalist ilişkilere geçilmiştir. Sözlü tarih anlayışı yerini yazılı tarih anlayışına bırakmıştır.

Bu çok sancılı bir süreçtir. Dersimli yazarlar büyük bir susuzlukla hakikati arayan insanlarımıza bu süreci tüm yönleriyle sunabilmenin sancısını çekmektedir. Değişik konularda yapılan alan çalışmaları, araştırmalar-incelemeler kitaplaşma aşamasındadır.

Filmdeki tarih, din, inanç, kültür, gelenek, ritüeller, dans, ayin, kurban, lokma, yer, zaman, mekan gibi konularda tartışmalı çok şey vardır. Dünya, Toprak, Yeryüzü, Su, Meşe Ağacı, Dağ, Hayvan (Kurt-Koyun-Kuzu vb.), Çobanlık, Doğum, Ölüm, Işık-Güneş gibi konular Kızılbaş kültürel geleneğinin uzantısında değerlendirilmelidir. Çünkü, Kızılbaş kültürel geleneği ilksel komünal-komünizan ögeleri bağrında barındırmaktadır. Böylesine değerli tarihsel-sosyal-kültürel birikimleri ve süreci yorumlayan insanlarımızın geçmişle gelecek arasına bir harç koyması gerekiyor. Bu türden konuların değerlendirilmesi ve yerli yerine oturtulması beklenmektedir. İdealist-metafizik yorum, simge, fetiş ve tanımlamaların ayıklanması için Dersim’in yetiştirdiği veya Kızılbaş birikimine duyarlı aydın kadroların kendi uzmanlık alanındaki birikimlerini harmanlayarak ortak çalışmaları gerekiyor.

Munzur Baba Efsanesi filmi, doğal eksiklerine rağmen, hiç olmazsa hâlâ Munzur Gözeleri’nde asılı kocaman Türkçe ve İngilizce levhalarda yazılı idealist-metafizik “din-helva-hac” hikayelerinden kurtulmanın yolunu döşemiştir.

TC devletinin Türkleştirme-Sünnileştirme (inkar, imha ve asimilasyon) politikalarının bir ürünü ve de uzantısı olarak bu “din-helva-haç” uydurmalarının yerine filmdeki gibi bir yorum getirilmeli ve o gerici levhaların yerine konulmalıdır.

Kızılbaş-Dersimin ilerici gençliği fiilî bir durum yaratıp bu gerici levhaları yerinden alıp yeni ve ileri yorumlarıyla yenilerini Munzur Gözeleri’ndeki yerlerine asmalıdır.

Munzur Baba Efsanesi filmi, başta da söylediğimiz gibi, tüm eksiklerine ve kimi hatalarına rağmen “sevimli” bir ilk çalışmadır. Bu türden yerel sanatsal çabalara Sanat Cephesi Sosyalist Gerçekçi Sanat Dergisi çalışanları olarak sahipleniyoruz. İlerde gerçekleştirilecek daha donanımlı çalışmalara katkı sunacağımızı belirtiyoruz.

 

Sanat Cephesi Sosyalist Gerçekçi Sanat Dergisi

Sanat Cephesi Sosyalist Gerçekçi Sanat Dergisi

2006 - 2018

Map