Sanat Cephesi
E-posta Listesi

Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi ekleyin.




Sanat Cephesi Çağrısı
Sanat Cephesi Çağrısı


İsmail Hardal
Işık İnsanları
İsmail Hardal
Yüreğimdeki Desteler
Rabia Semra Yücel
Yüreğimdeki Desteler
Emeğin Ressamı
Avni Memedoğlu
Avni Memedoğlu
Yalancı Baharın Çiçekleri
Yalancı Baharın Çiçekleri
Sharbat Gula
Sharbat Gula
Karmat ile Arbatan
Karmat ile Arbatan
Sanat Estetik Politika Kültür-Sanat Konferansı Tebliğleri
Sanat Estetik Politika Kültür-Sanat Konferansi Tebligleri
Okurlarla Birlikte
Sanat Cephesi

Sanat Cephesi-Sosyalist Gerçekçi Sanat Dergisi olarak 5. sayımızda siz okurlarımızla buluşmanın heyecanını yaşıyoruz…

Dergi’miz kendi kozasını kolektif bir yapıyla örerek yürüyor ve büyüyor. Yeni katılımlarla, eleştiri ve katkılarla zenginleşiyor. Ancak, amaçladığı yankıyı, polemikleri ve duruşu ile Türkiye’deki sanat dünyasında henüz yaratabilmiş değil. Bunda ilerici, devrimci, sosyalist,  Marksist sanatçı olduğunu iddia eden birçok kadronun yöntem, teknik ve düşünsel yetersizliğinin yanında, sanat ve edebiyat dünyasının âdeta kalın bir zırhla burjuvazi tarafından kuşatılmış olması var. Kültür-sanat dünyasında eskiden Sosyalistlerin belirli bir ağırlığı varken günümüzde neredeyse esamisi bile okunmuyor. Bir iki sosyalist kültür-sanat dergisi büyük özverilerle ayakta kalma mücadelesi verirken burjuvazin yarattığı kalın duvarı yıkmaktan ise çok uzakta bulunuyor. Bilim-sanat-estetik-politika-etik bütünlüğü açısından baktığımızda şunu söylemeden geçemiyoruz: Kurumsal merkezi disiplinden uzakta, dar grup kültüne sahip sol gruplar çağında, kültür-sanat faaliyetinin daha iyi bir yerde olması beklenemez. Sosyalist hareketin dağınıklığı, söz konusu tablonun oluşmasında hatırı sayılır bir yere sahip.

Burjuvazi her alanda olduğu gibi kültür-sanat cephesinde de dünya çapında önemli mevzileri eline geçirmiş durumda. Gerek görsel gerekse yazılı basın, kültür-sanat mevzisini burjuvazi için her geçen gün daha da genişletiyor. Pazar ve kâr oranını büyütmek amacıyla kültür-sanat faaliyeti inanılmaz bir hızla kitlelere tüketim nesnesi olarak sunuluyor. Hızlı tüketim kıskacındaki birey, bir oldubitti ve yapay olarak üretilmiş tüketim ihtiyaçlarını giderme telaşı içinde kaybolmuş durumda. Böylelikle egemen sınıf bir taşla iki kuş vuruyor: Hem kitlelere kendi gerici ideolojisini taşıyor hem de bu işten hayli yüksek kârlar elde ediyor. Öte yandan burjuva resmî tarih anlayışı ile burjuva resmî ideolojisi çöplüğünde sistemin açtığı kanallarda eşinen sol görünümlü küçükburjuva akımlar da burjuvazinin yanındaki yerini alarak Sosyalist Gerçekçi Sanat Akımı temsilcilerini aklınca kuşatmaya yöneliyor!..

Boş bir çaba. Bilimsel yöntemi bir silah olarak kullanan, kolektif çabaları öne çıkaran ilerici sanatçılar eninde sonunda burjuva ve küçükburjuva sanat anlayışları üzerinde önemli bir basınç uygulayacaklardır.

Sosyalist Gerçekçi Sanat Akımı’nın yaşadığımız coğrafyadaki temsilcileri henüz “haritada bir nokta” konumundadır. “Nesnel gerçeklik” böyle olmasına rağmen, haritamızda bir nokta olmak da çok önemli ve anlamlıdır.

Burjuvazinin hâkim olduğu kültür-sanat alanında sosyalist gözüken bir hayli de yalancı pehlivan var. İçlerinde doğallıkla “görevliler” de, ideolojik kuşatmayı kıramayanlar da var. Ne yazık ki sosyalizme sempati duyan genç kuşaklar da bunların etkisinde. Hatta anlı şanlı sol çevrelerin bile, kendi kitlelerine, bu yalancı pehlivanların akıttıkları zehirler karşısında seslerini çıkarmamaları düşündürücü. Meşhur halk deyişinde olduğu gibi; “at izi it izine karışmış” durumda.

Tüm bu sorunlardan dolayı Sosyalist Gerçekçi Sanat Akımı’nın acilen bu coğrafyada yeniden üretilmesi gerekiyor. Tarihsel birikimimizi bilerek ve geleceğe bakarak üretimimizi yoğunlaştırmamız zorunlu hale geliyor. Dergi’mizin temel misyonu tam da burada düğümleniyor. Bu düğümü kolektif çabaları uyumlandırarak çözmek bizim ellerimizdedir.

Binbir kuşatma altında insanımızın teri ve kanıyla üretilen Dergi’miz; bilim-sanat-estetik-politika-etik bütünselliği bağlamında, sıkça tekrarladığımız gibi; “Sosyal mücadelede kolektif olan her şey bize yabancı değildir.” şiarımızı bilince taşıyoruz.

Dergi’mizin bu sayısında da, inceleme, röportaj, eleştiri, mizah, şiir ve öykü türü yazılarımızın yanı sıra şu günlerde tüm dünyada tartışılan NATO’nun füze kalkanı projesi münasebetiyle iki Sovyet karikatüristin eserine de yer verdik.

Bilindiği gibi kitap ve dergi dağıtımı kapitalist yayın tekellerinin elinde. Muhalif, sosyalist ve devrimci yayınların dağıtımını insanlarımızın özverisiyle yaygınlaştırmaktan başka çaremiz yok. Birileri gibi “yayınlarımızı dağıtmıyorlar” türünden yakarışlar yapmıyoruz. Bu bizim ilerici iddiamıza ters düşüyor. Siz okurlarımızdan, elden dağıtıma omuz vermenizi istiyoruz. İlke ve amaçlarımızın daha da yaygınlaşması, iddiamızın asıl sahibine ulaşmasında en emin yol, bilinç ve özveriyle hareket etmek ve elden dağıtım ağını okur ve yazarları kaynaştırarak geliştirip güçlü kılmaktır. Bu türden kapsamlı bir görevi üstlenen kolektif üretimlerin başka bir umarı da yoktur. Bu düğümü birlikte çözeceğimize inanıyoruz.

Sanat Cephesi Dergisi Çalışanları olarak sorunlarımızı birlikte çözebileceğimizin bilincindeyiz. Daha nice sayılarda birlikte olmak ve heyecanımızı büyütmek dileğiyle…

 

Sanat Cephesi

Sosyalist Gerçekçi Sanat Dergisi

Sanat Cephesi Sosyalist Gerçekçi Sanat Dergisi

2006 - 2018

Map